Pet&Vet Hayvan Dostlarının Dergisi

VETERİNER HEKİM HALİS ÖZCAN

Sadece bir veteriner hekim değil, gerçek bir hayvansever, aktivist, doğa düşkünü, insan sevgisi ile bütünleşmiş bir isim Halis Özcan. Radya ve tv proğramları ile hayvanseverlerin gönlünde ayrı bir değer kazanan Halis Özcan’ı siz okuyucularımıza daha yakından tanıtmak, yaşam felsefesini sizlere aktarmak için dergimizin bu sayısına konuk ettik. Bu söyleşimizi beğeniyle okuyacağınız inanıyoruz.

Sizi tanıyabilir miyiz ?

Merisin Silifke’de, 80’li yılların en hararetli döneminde dünyaya gelmişim, isyan eden yanım oradan gelme sanırım. Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesini tamamladım. Okul yıllarında kurucularından biri olduğum TEDET (Temel Eğitime Destek Topluluğu) bünyesinde birçok kapsamlı projeye arkadaşlarımla birlikte imza attım ve şimdi hala diyebilirim ki bu ülkenin kanayan yarasıdır eğitim. Şimdilerde bir ecza deposunda, uluslararası bir mama firmasına danışmanlık yapıyorum, bu bağlamda gerek Veteriner Hekim meslektaşlarımla gerekse hayvansever dernekler ve kişilerle yakın ilişkiler kuruyorum ki bu sayede hayvan dostlarımız için ne yapabiliriz bunun çözümlerini daha etkili bir şekilde arıyorum.

Doğa ve hayvanlarla ilgili dünya görüşünüz nedir?

Mahalle kavramının en yoğun yaşandığı bir şehirde büyüdüm, mahallemizin köpeği, mahallemizin kedisi, keçisi, koyunu vardı bizim çocukluğumuzda, sevmek dedikleri şey daha çocukluk yıllarında filizlenmiyor mu zaten yürekte, empati kurmak, acıyı hissetmek.
Son yıllarda öyle acımasız şeylere şahit oluyoruz ki, engellenemeyen hayvan istismarları, şiddet ve cinayetler. Ardından o savunmasız canlara yapılan caniliklerin aynı savunmasızlıktaki evlatlarımıza yapıldığını görmek içimize oturan yutkunamamalara dönüşmedi mi? İçimdeki hayvan sevgisi insanların mutlaka bir hayvan sevmesi gerekliliğine dönüştü ve bu konuda nasıl bir farkındalık sağlayabilirim bunun arayışına girdim.

Can Radyo & TV ‘de halen yapmakta olduğunuz Haycansever programınızı biliyoruz, programın içeriği ve hedef kitlenizi paylaşabilir misiniz ?

Bizler aynı gökyüzünün altında yaşayan farklı canlılarız sadece, aynı doğanın bir parçasıyız, bina yapıyor olmak, araba yapıyor olmak, teknolojiyi kullanıyor olmak, diğer canlıları inkar etmemize neden olmamalı, ortak yaşam döngüsü içerisinde insan dışındaki tüm canlılar için ne yapabilirim fikriyle ortaya çıktı Haycansever. Can Radyo & TV bünyesinde bu farkındalığı arttırabilecek konuklarla İzmir başta olmak üzere İnternet aracılığı ile tüm dünyaya Hayvan sevmelerini ve bunu doğru yöntemlerle yapmalarını haykırıyoruz, mesela birçok büyük ırk köpekte Kalça displazisi sıklıkla görülen bir sorundur, bir iri ırk köpekle birlikte yaşayan insanın bu konuda muhakkak hekimlerle dirsek teması kurması gerekiyor. Hayvan sahiplenmek isteyen kişilerin öncelikle yaşam koşullarının bir hayvan dostumuzla uzun yıllar birlikte vakit geçirmeye uygun mu bunu gözden geçirmesi gerekiyor, zira güzel bir hevesle başlayan birlikteliğin, terk edilmişlikle sonlanmasını istemiyoruz, 1+1 evde iri ırk köpek besleme çabası doğru olmayabilir mesela. Bizim lügatımızda satın almak yoktur asla, her kim bir canlı sahibi olmak istiyorsa önceliğini barınaktan sahiplenme yönünde kullanmalıdır.

Haycansever Bildirgesi nedir ?

Bana göre bir hayvanı sevmek, sevmenin başlangıcıdır, hayvanlara karşı acımasız olan bir kişinin iyi ve sevgi dolu bir insan olmasını bekleyemezsiniz, hayvan sevgisiyle büyüyen bir çocuğun başka bir canlıya zarar vermesini düşünebilir misiniz, tabi ki de hayır. ‘’Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir’’ der Gandhi.
Haycansever de bir başlangıç bu anlamda, insanlara hayvan dostlarımızın bizden farklı olmadığını, onların da bir yaşam hakkı olduğunu her programda hatırlatan, nasıl ki bize uygulanan bir şiddetin canımızı acıttığının farkındaysak, aynı acıyı onların da hissedebileceğini söyleyen, İnsanın da dahil hiçbir canlının doğal ölüm dışında bir ölümü hak etmediğini savunan bir Haycansever.

Haycansever’de hayvan dostlarımıza dair birçok konuyu ele alıyorsunuz, bir veteriner hekim olarak hem meslektaşlarınızla hem de hayvan dostları ile sıkı bir iletişiminiz var, sizce veteriner tıp ülkemizde ne durumda, hayvan dostlarımız açısından değerlendirdiğinizde ülke olarak hangi konumdayız?

Veteriner Hekimlik, zor bir eğitim sürecinin ardından olunan bir meslek, lakin eğitim hiç bitmeyen bir mavilik gibidir, kendini bu doğrultuda sürekli geliştiren, uzmanlaşan gerek bireysel donanım, gerekse tıbbi cihaz anlamında donanımlı hale gelen birçok hekim arkadaşım var. Meslektaşlarımın kendini donanımlı hale getirmesi hayvan dostlarımızın daha kaliteli bir yaşama tutunmaları anlamına geliyor. Şu an İzmir’de bulunan kliniklerin %90’nında Xray cihazı (Röntgen) bulunmaktadır, bu da kırık gibi önemli bir operasyonda doğru tespitlerin yapılması için şarttır. Kan sayım, ulrason, Mikroskobik muayeneler normal klinik koşulları olmuş, Endoskopi ve MR ‘dan rahatlıkla faydalanılabilecek bir boyuta gelmiştir.
Tüm bu gelişimde atlanan bir konu vardır, halkın bu konuda farkındalığını arttırmak. Hayvan dostlarımıza karşı uygulanan şiddet ve acımasız cinayetlerin önüne geçmek için bu şarttır, yazılı basın, görsel basın bu konuda daha yoğun bir şekilde kullanılmalıdır, belki de bu anlamda Haycansever bir başlangıçtır.

Sokak hayvanları için bir projeniz var mı?

Hayvan dostlarımız için birçok değerli insan hayatlarını adıyor, gece gündüz onların hayata tutunması, daha kaliteli bir hayat yaşaması için çabalıyor, Nebiha Deprem bu konuda benim için idol bir örnektir. Bence bu sorun halkın da sürece dahil edilmesi ile daha güçlü bir şekilde çözülecektir, bu yüzden ben mahalle kavramından ilerleyerek, başta yerel yönetimlerin ve firmaların desteği ile Mahalle Muhtarlarının, mahalledeki Site yöneticileri ile bir araya gelmesi, Mahallenin Veteriner Hekimi ile bir toplantı yapmasını öneriyorum. Her siteye bir köpek kulübesi ve kedi evi yapılmalı, her siteye birer sokak köpeği çip takılmış ve kısırlaştırılmış bir şekilde karnesi ile teslim edilmeli, Belediyeler sahada birer veteriner hekim bulundurmalı, sokak hayvanlarını mahalleli ile sokak sokak takip etmeli, düzenli ziyaretlerle, onların sağlık durumunu kontrol altında tutmalı, operasyonel süreçte mahallenin Veteriner Hekimi müdahale etmeli, buradaki operasyon gerektiren durumu özel kliniklerden hizmet alarak yönetmeli. Mama ve kulübeler konusunda firmaların sponsorluk destekleri alınmalı, fakat bu proje lokal bir proje olmamalı, İzmir genelinde uygulanmalı, bu sayede sahipsiz bir tek hayvan kalmamalı… Birde köpek parkları istiyorum İzmir genelinde farklı noktalarda, ve haycansever ormanı oluşturmak.

Haycanseverin uzun vadede planı nedir ?

İnsan ruhunun bir parçası, hayvan sevgisini tadana kadar uyanmazmış, her insanın bir hayvan dostumuzun sevgisine sahip olması en büyük amacım, çünkü sevgiyle değişir dünya. Bir kişi değişir dünya değişir, ben o bir kişiyi değiştirmenin peşindeyim. İnsanın insandan kaçışıdır der Aziz Nesin Hayvan sevgisi için, bu kaçış gerçekleşmeli her insanda ki birbirimize karşı daha güçlü empati kurabilelim.

Benim öncelikle hedefim bu sevgiye sahip insanları bir çatı altında bir arada görmek, ortak çözüm önerilerini hayata geçirmek ve halkın en ücra köşelerde bile bu konuda farkındalığını arttırarak, bizim dışımızda da bu gökyüzünün altında yaşama hakkına sahip canlıların olduğunu onlara en kaliteli yaşamı sunmanın biz insanların görevi olduğunu hatırlatmaktır.

Yoruma kapalı.